Hiç Çadırda Kalmamışlar İçin Başlangıç
5 Nisan 2017
Bosna Hersek: Saraybosna’dan Mostar’a Ulaşım
11 Nisan 2017

Bosna Hersek: Saraybosna 2

Saraybosna’da Nereleri Gezdik?

Eşim çok fazla seyahat blogu takip ettiği için bu konular biraz onun yönlendirmesinde oluyor aslında. Sadece bir gün öncesinden veya sabah kahvelerimizi içerken şuraya şuraya gidelim diye tripadvisor üzerinden işaretleme yaparak son planımızı oluşturuyoruz.

Saraybosna’da ziyaret ettiğimiz yerlerin neredeyse tamamı Osmanlı zamanından kalma yerlerdi. Gezilecek yerlerin çoğu 2 km’lik bir çerçeve içerisinde ve Başçarşı’da olduğu için hiç toplu taşıma kullanmadık. Ama üzerinde ‘Konya’ yazan tramvaylar bizi hem çok şaşırttı hemde güldürdü 🙂

İlk durağımız kaldığımız pansiyona da ismini veren, Saraybosna’nın en önemli simgelerinden biri olan ve pek çok yerde benzeri yapılan ‘Sebilj’ dedikleri tarihi bir çeşme oldu. Burası  bir meydan gibi Başçarşı’nın ortasında yeralıyor.

Inat Kuca

18. yüzyılda Avusturya Macaristan Krallığı Bosna Hersek’i işgal edince krallığının gücünü göstermek için Miljacka nehrinin sağ kısmına burada daha önce hiç olmayan görkemli binalar dikmek ister. Fakat Benderija adındaki yaşlı adamın burada bir evi bulunmaktadır ve evinin yıkılmasını istemez. Uzun süreli anlaşamamazlık sonunda adam tek koşul ile arazisini vermeyi kabul eder: bir çanta dolusu altın verecekler ve evini tuğlası tuğlasına aynı yerinde olmak koşuluyla nehrin karşısına taşıyacaklardır. Krallık anlaşmayı kabul eder ve evi birebir aynı olacak şekilde nehrin karşı tarafına inşa eder. Bosnalı inadını temsil eden Benderija’nın evi daha sonra ‘İnat Kuca’ yani ‘İnat Evi’ olarak anılmaya başlamış. Günümüze kadar birçok kez sahibi değiştikten sonra şuan restoran olarak kullanılmaktadır.

 

Latin Köprüsü

Sırp Gavrilo Princip bu köprüde Saraybosna’yı ziyaret gelen Avusturya Macaristan İmparatorluğu veliahtı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Sofiya’yı  öldürerek 1. Dünya Savaşının başlamasına neden olmuştur. Bosna Savaşına kadar köprü “Gavrilo Princip Köprüsü” olarak anılmış.

1889 yılında yapılan İsa’nın Kalbi Katedrali;

1457’de İsa Bey tarafından Fatih Sultan Mehmet’e armağan olarak yapılan Hünkar Camii;

II. Dünya Savaşı’nda ölen sivil ve askerlerin anısına yakılan sonsuz ateş;

Aliya İzzetbegoviç’in kişisel eşyalarının sergilendiği ve hayatının anlatıldığı Aliya İzzetbegoviç Müzesi;

Nerede Yedik?

Saraybosna’nın cevabi köfesi, Boşnak böreği, Boşnak kahvesi ve nargilesi çok meşhur. Üstelik fiyatları da Türkiye’ye göre oldukça uygundu. Çoğu mekanda etlerin helal olup olmadığını sorduk ve hep helal yanıtı aldık, sizde sormaktan çekinmeyin. Her yerde Türkçe konuşarak çatpat anlaşmak mümkün ayrıca çok sayıda Türk turist görebilirsiniz. Çoğu tabela da Türkçe ve Türkiye’den gelen bolca ürün satıldığını göreceksiniz.

Kahvaltılarımızı Buregdzinica Sac adındaki börekçide yaptık. Araştırdığımız kadarıyla börekte en yüksek puana sahip yer burasıydı. Fiyatları diğer börekçilere nazaran bir tık pahalı olsa da Türkiye’ye göre hayli uygundu.

Öğle yemeklerimizi hep Petica Cevabzinica adındaki cevabi satan restoranda yedik. Diğer yerlere göre fiyatı biraz yüksek olsada en yüksek puana sahip ve pek çok blogda hep olumlu yorumlara sahip yer burasıydı. Zaten diğer restoranlarda yer varken, önü başkalarının kalkmasını bekleyenlerle dolu oluyordu. 3-4 çeşidi olan cevabiler bizim köfteleri andırıyor fakat tadı mükemmeldi.

Boşnak Kahvesi içmek için tercih ettiğimiz yer ise; Miris Dunja oldu. Otantik ortamı ve Boşnak kahvesinin nasıl içileceğini anlatan personeli ile çok sevdik. Bir gece de nargilesini de deneme fırsatımız oldu. Nargileyi içmeyeli çok olsa gerek baya bi kafa yaptı pansiyona zor yürüdük 🙂 Saraybosna’nın bir güzel yanı da çay çok özlendiğinden Türk çayının bulunmasıydı hatta Çaykur kullanıyorlar.

Ne Zaman Gitmeli?

Saraybosna’ya iklim koşullarını göz önünde bulundurursak en uygun ziyaret Mayıs ile Eylül ayları arasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir